Sesimiz Parmak İzi Gibi Kişiye Özeldir

Sesimiz parmak izi gibi kişiye özeldir. Birbirine çok benzeyen sesler olsa bile tamamen aynı olan ses yoktur. Çünkü her insanın ses üretme mekanizmaları; ağız-burun boşluğu, diş yapısı, ses telinin uzunluğu gibi faktörler farklılık gösterir. Çocukluktan itibaren sesimiz de bizimle birlikte büyür ve değişim gösterir. Bebekken oldukça tiz sesler çıkarabilirken yaşla birlikte ses tonumuz biraz daha kalınlaşır ve yaşlılıkla beraber yeniden ses tonumuz daha ince çıkmaya başlar. Sesimizi kullanma şeklimiz pek çok faktörden etkilenir. Anlık duygusal durumlar hemen sesimize yansır. Bu sayede bir kişinin yüzünü görmeden telefonda konuştuğunuzda dahi o kişinin heyecanlı, sinirli, üzgün, yorgun, hasta olabileceği ile ilgili fikir edinebilirsiniz. Bunun dışında kişilik özelliklerimiz de sesimize yansır. Örneğin içe kapanık kişiler çok alçak sesle konuşma eğilimi gösterirken dışa dönük kişiler yüksek ses tonları, şen kahkahalarıyla hemen fark edilebilirler. Patronlar daha bas bir sesle, daha kararlı vurgulama ve tonlamalarla konuşurken, radyo programı yapanlar daha puslu bir ses tonu kullanmayı tercih etmektedir. Günümüzde “metroseksüel erkek” kavramının yaygınlaşması ile birlikte bazı erkeklerin daha kadınsı ses tonu kullanmaya yöneldikleri, ses tonlarını yumuşatmaya çalıştıkları da gözlenmektedir. Sesin algısal özellikleri karşımızdaki kişi üzerine yaratacağımız intibayı olumlu yada olumsuz etkileyebilmektedir. Örneğin pürüzlü, çatallı bir ses tonuyla konuştuğunuzda karşınızdaki kişi bu ses tonundan rahatsız olabilir ve sizi dinlemek istemeyebilir. Oldukça iyi bir özgeçmişiniz olmasına rağmen mülakatta çok yumuşak bir ses tonu ile ya da titrek bir ses tonu ile konuşmanız, karşınızdaki kişide güven telkin etmeyebilir ve işi kendinden emin, tok sesle konuşan başka bir kişiye kaptırabilirsiniz. Ses tonumuzun hem yaşımıza hem de cinsel kimliğimize uygun olması beklenir. Bazı kadınlarda aşırı sigara ve alkol kullanımına bağlı olarak gelişen “reinke ödemi” erkek gibi kalın bir sese neden olur. Bazı erkekler ise ergenlik döneminde adem elmasının hızlı büyümesine bağlı olarak gerçekleşen ses değişikliğine adapte olamaz ve “mutasyonel falsetto” denilen daha tiz sesle konuşmaya devam ederler. Özellikle ataerkil toplumlarda bir erkeğin tiz sesle konuşması hoş görülmez ve bu kişiler önyargılı tavırlarla karşılaşabilmektedir. Telefonda bayan olarak algılanmak ya da eşcinsel yakıştırmalara maruz kalmak, sürekli olarak sesi ile ilgili sorulara, eleştirilerle cevap vermek durumunda olmak, kişilerin psikolojik ve sosyal yaşantısını da olumsuz etkilemektedir. Sesi nedeniyle lisede okulu terk eden, bu ses tonu ile askere gitmek istemediği için askerlikten kaçmaya çalışan ya da sevdiği kişiye açılamayan, evlenmemiş kişiler azımsanmayacak sayıdadır. Bazı mesleklerde ses kullanımı diğer işlere göre çok daha önemlidir. Örneğin siyasetçilerin, politikacıların halka hitap ederken kullandığı ses tonunun etkileyici olması en az söylediği şeyler kadar önemlidir. Yine öğretmen, doktor gibi kişilerin pürüzsüz ve güzel bir ses tonuna sahip olmaları daha inandırıcı ve ikna edici olmalarında etkilidir. Bu anlamda sesimiz yaptığımız işin başarısında pekiştirici rol oynamaktadır. Sesinden rahatsız olan kişilerin yaşam kaliteleri olumsuz etkilenir. Zamanla kişiler konuşmaktan zevk almaz, toplum içine çıkmak istemez, aile ilişkileri, iş yaşantısı ve sosyal ilişkileri zarar görebilir. Sürekli sesi ile ilgili soru ve eleştirilere maruz kalmak, istediği sesi üretememek kişide stres yaratır ve bu durum başka hastalıklara zemin oluşturabilir. Ses terapisi ile pek çok ses bozukluğu düzeltilebilmektedir. Ancak doğru zamanda doğru müdahalelerin yapılması ve terapide öğretilenlerin düzenli olarak uygulanması gereklidir. Ülkemizde son yıllarda gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ses teli ameliyatlarından önce kişiler ses terapisine gönderilmeye başlanmıştır. Ancak bazı durumlarda ses terapisi yetersiz kalabilmekte bu durumda cerrahi operasyonlar ile ses telindeki sorunlar giderilebilmektedir. Kişinin sesini erkek ya da kadın sesine dönüştürmek istemesi gibi sıra dışı durumlarda ise özel cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Bunun dışında ses egzersizleriyle ses tonumuzu değiştirip başka bir ses tonuna kavuşmak gerçekçi bir beklenti olmayacaktır.